Pnömatik (şişme) strüktürler tek veya çift katman membran yüzeylerin genellikle hava ile basınçlandırılması sonucunda taşıyıcı hale gelen sistemlerdir. Kolay ve hızlı kurulumları, mimaride çeşitli form ile işlevde kullanılabilmeleri sayesinde kentsel mekanlarda uygulanabilen esnek strüktürlerdir. Kentler ile pnömatik sistemler benzer olarak sürekli değişen, dönüşen, hareketli ve yaşayan organizasyonlardır. Günümüzde kentlerin hızlı değişimi, modernleşme ve küreselleşme kentlinin yaşadığı mekana yabancılaşmasına, yersizleşmeye, kimliğin yitimine ve aidiyet duygusunun zayıflamasına neden olmaktadır. Bu kapsamda saha çalışması olarak seçilen Bursa kent merkezinde, kentlinin yaşadığı çevre ile bağının arttırılmasının hedeflendiği bir proje önerisi geliştirilmiştir. Kentin geçmişten günümüze gelişim sürecindeki önemli eksenler doğrultusunda belirlenen 4 nokta için pnömatik strüktürlü eğrisel formlarda yapılar önerilmektedir. Bu çalışma kapsamında kent mekanının geçmişle günümüz arasında bağ kurmasına destek olması hedeflenen “Pneu-Intersection” isimli proje sunulmaktadır. Önerilen birimler ile kentin kültürel sürekliliğinin panoramik bir şekilde deneyimlendiği şeffaf mekanlar yaratılmaktadır. Kent içerisinde bulunan tanımsız boşluklarda önerilen bu membran yüzeylerde aynı noktada eski kent görsellerinin bulunduğu birimlerle kentsel perspektifler yaratılarak geçmiş ve şimdiki zaman arasında görsel bir ilişki kurulmaktadır. Yapılı çevrede form, malzeme ve strüktür açısından farklılaşarak kentlinin gündelik akış içerisinde yaşadığı çevre ile bir bağ noktasının tanımlanması; kentsel mekanı anlama, aidiyet hissetme ve farkındalık yaratması hedeflenmektedir. Sonuç olarak tek ve çift cidarlı organik ve küresel formlarda tasarlanan pnömatik yapım sistemlerinde birimlerle kentlinin zamansal süreçler içerisinde değişen mekanı aynı konumda yaşayarak gözlemleyebileceği bir arakesit önerilmiştir.
Pneumatic (inflatable) structures are systems that become carriers as a result of pressurizing single or double layer membrane surfaces, usually with air. They are flexible structures that can be applied in urban spaces thanks to their easy and fast installation and their ability to be used in various forms and functions in architecture. Cities and pneumatic systems are similar to each other, constantly changing, transforming, mobile and living organizations. Today, the rapid change of cities, modernization and globalization cause the alienation of the inhabitant from the space they live in, dislocation, loss of identity and weakening of the sense of belonging. In this context, a project proposal was developed in Bursa city center, which was selected as a field study, aiming to increase the connection of the inhabitant with the environment they live in. Pneumatic structures in curvilinear forms are proposed for 4 points determined in line with the important axes in the development process of the city from past to present. Within the scope of this study, the project called “Pneu-Intersection” is presented, which aims to support the connection between the past and present of the urban space. Transparent spaces are created where the cultural continuity of the city is experienced panoramically with the proposed units. In these membrane surfaces proposed in undefined spaces within the city, urban perspectives are created with units containing old city visuals at the same point and a visual relationship is established between the past and the present. It is aimed to define a connection point with the environment where the inhabitant lives in the daily flow by differentiating in terms of form, material and structure in the built environment; to understand the urban space, to feel a sense of belonging and to create awareness. As a result, an intersection is proposed where the inhabitant can observe the changing space in temporal processes by living in the same location with units in single and double-walled organic and spherical forms.
Primary Language | Turkish |
---|---|
Subjects | Architecture (Other) |
Journal Section | Makaleler |
Authors | |
Publication Date | March 31, 2025 |
Submission Date | October 4, 2024 |
Acceptance Date | January 8, 2025 |
Published in Issue | Year 2025 Volume: 2 Issue: 1 |